"Felsefe" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

    SİYASET FELSEFESİ

    Siyaset, Aristoteles’e göre “Yurttaşların, toplumu ilgilendiren işlerle ilgili olarak yaptığı herşeydir.” Siyaset felsefesi siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerinin ne olduğunu araştıran felsefe disiplinidir.

    Siyaset felsefesi, olması gerekeni ele alır; siyasi otoriteyi, bu otoritenin oluşumunu, kaynağını, gücünü nasıl sürdürdüğünü, siyasi otoriteyle birey arasındaki ilişkiyi ve bunların daha iyi ve adil bir duruma gelip gelemeyeceğini açıklayan görüşleri kapsar.

    1. Siyaset Felsefesinin Temel Soruları

    a. İktidar Kaynağını Nereden Alır? okumaya devam edin…

    AHLÂK FELSEFESİ (ETİK)

    Ahlâk felsefesi, insan eylemlerini ve bu eylemlerin dayandığı ilkeleri konu alan felsefe dalıdır. Buna göre ahlâk felsefesi, ahlâk alanında hakim olan ilkeleri, “iyi” ve “kötü” nün ne olduğunu, ahlâklılığın ne anlama geldiğini ele alır. Ahlâklılığın ne olduğu üzerinde durur; özünü ve temellerini araştırır. İnsanın davranışlarında özgür olup olmadığını sorgular. Hangi eylemlerin ahlâklı olabileceğini irdeler. Bunlar için bir takım ölçütler koyar. Kısacası ahlâk felsefesi, ahlâk hayatı üzerinde sistemli bir biçimde düşünme ve soruşturmadır.

    Her bilgi dalının kendine özgü kavramları ve özel terimleri vardır. Ahlâk felsefesinin de “iyi”, “kötü”, “özgürlük”, “erdem”, “sorumluluk”, “vicdan”, “ahlâk yasası”, “ahlâki karar”, “ahlâki eylem” olarak belirlenen kavramları vardır. Şimdi bu kavramların neyi anlattığını kısaca belirtelim. okumaya devam edin…

    VARLIK FELSEFESİ

    Varlığı konu olarak ele alan felsefe, genel bir varlık kavramı üzerinde durur. Varlık, evrende varolan herşeyin ortak adıdır. Buna göre varlık, insan bilincinin dışında ondan bağımsız olabileceği gibi, zihne bağımlı olarak da bulunabilir. Örneğin, ağaç, kalem, ev gibi nesneler insan zihninden bağımsız olarak varolan gerçek varlıklardır. Bu tür (gerçek) varlıklar zamana ve mekana bağlı olarak değişir, gelişir ve yok olabilirler.

    Sayılar, geometrik şekiller, p (pi) sayısı gibi insan bilincinde ve ona bağımlı olarak varolan düşünsel (ideal) varlıklar da vardır. Bu varlıklar zaman ve mekan dışı olup, zihnimizde olduğunu kabul ettiğimiz varlıklardır. okumaya devam edin…

    BİLGİ FELSEFESİ

    Felsefenin, insan bilgisinin kaynağını, sınırlarını, geçerliliğini ele alan dalına bilgi felsefesi denir. O, belli bir bilgi türünü değil de, bilen özne ile bilinen obje arasındaki ilişki ile ortaya konulan bilgi sürecini genel olarak ele alır; bu sürece giren tüm öğeleri inceler. İnsanın sahip olduğu akıl, sezgi gibi yetilerinin insan zihninde olup olmadığı, varsa görünüşleri ve ötesindeki varlığı bilmemize imkân verip vermeyeceği gibi problemler ve bunların çözümlerini araştırır.

    1. Bilgi Kuramının Temel Kavramları

    a. Doğruluk

    Bir düşünceyi dile getiren yargının gerçek ile uyuşmasıdır. Bilginin nesnesiyle çakışmasıdır.
    “Ankara başkenttir” yargısı doğru, “İstanbul başkenttir” yargısı doğru değildir. Bu yargılardan birincisi gerçeği dile getirir, diğeri getirmez. okumaya devam edin…

    B. FELSEFENİN DİĞER ALANLARLA İLİŞKİSİ

    1. Felsefenin Bilim, Din ve Sanatla İlişkisi

    a. Bilim ve Felsefe :
    Felsefe ve bilim var olduklarından bu yana hep içiçe yaşamışlardır. Felsefe, bilimsel araştırmalar doğrultusunda zenginleşerek yeni sorunlarla uğraşmıştır. Bilim ise felsefi gö-rüşlerle bir amaç ve yön kazanmıştır. Ayrıca, felsefenin eleştirisiyle ve sınıflandırmasıyla disiplinler arası bağ kurar. Bununla beraber, ikisi arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri de bilmek gerekir.

    * Her ikisi de;
    - anlama ve bilme merakından doğmuşlardır,
    - mantığa ve akla dayanırlar, sistemli ve düzenlidirler,
    - doğru olma iddiasındadırlar,
    - eleştirel bir tutum ortaya koyarlar,
    - evrenseldirler.

    * Farklılıklar;

    - Bilim test edilebilir, gözlenebilir tek tek olgu ve olayları ele alır, felsefe ise genel olgularla uğraşır.
    - Bilimde ölçme olduğu için bir teknoloji kurulabilir, ancak felsefenin teknolojisi yok-tur.
    - Bilimin sonuçları belli bir kesinlik ifade edebilir, felsefenin ise kesinliği yoktur.
    - Bilimde genellikle objektiflik (nesnellik) söz konusudur, felsefede ise subjektiflik (öznellik).
    - Bilim sebep-sonuç ilişkisiyle uğraşır ve “nasıl ?” sorusunu sorar, felsefe ise konusu olan şeylerin ne olduklarını (mahiyetlerini) ve anlamlarını inceler.
    - Bilim dış olaylara yönelirken, felsefe olaylarda içe (zihne) yönelir.
    - Bilimler parçacı bir yaklaşıma sahiptir (özelleştiricidir), felsefe ise bütünleştirici-dir.
    - Bilimsel bilgi genel-geçer bir bilgidir, felsefi bilgi ise genel-geçer değildir. okumaya devam edin…

    FELSEFEYE GİRİŞ

    A. FELSEFENİN KONUSU, ALANI, TANIMI

    1. Bilgi

    Bilgi, özne (süje, bilen) ile nesne (obje, bilinen) arasındaki ilişkilerden oluşan bir üründür. Bilgi düşünme, kavram oluşturma ve çıkarım yapma sonucu oluşur. Bilgilerin tümünü biz doğrudan edinemeyiz. Hayatımız boyunca elde ettiğimiz bütün bilgilerin ancak çok küçük bir kısmını doğrudan elde ederiz. Pek çok bilgi bize başka kaynaklardan verilir.

    Bilgi, çeşitli alanlarda ortaya çıkış biçimine göre türlere ayrılabilir.

    2. Bilgi Türleri

    a. Gündelik (empirik, amiyane) Bilgi :
    Tecrübeye (deneyime) dayalı, tek tek olaylarla ilgili sebep-sonuç ilişkisi kurularak el-de edilen bilgidir. Ancak bu bilgide akılla temellendirme yerine sezgiyle kavranan bir ilgi söz konusudur. Örneğin, havada koyu renkli bulutlar gördüğümüzde yağmur yağacağı kanaatine ulaşırız, ancak bunun akli temelini bilemeyiz.

    b. Dini Bilgi :
    İnanç aktıyla (bağıyla, edimiyle) kurulan bir bilgidir. Kişi için doğruluğundan (geçerli-liğinden) kuşku duyulmayan bilgidir. İnsana ve genel olarak varlığa ilişkin sorulara verilen inanca dayalı cevaplar önemlidir. İnsanlar bunları hakikat olarak kabul ederler. Örneğin, in-sanın bir kul olduğu fikri deneye değil inanca dayanır veya insanın cennet ya da cehenneme olan inancının deneysel bir temeli yoktur. okumaya devam edin…